Translate

28 Eylül 2015 Pazartesi

BİREYSEL EMEKLİLİĞE İLGİ NE KADAR?

İnsanların kafasındaki BES ile ilgili tek gerçek % 25 devlet katkısı. Buda BES’i yalnız başına cazip kılmaya yetiyor…


Sermaye Piyasasının en önemli ürünlerinden biri şüphesiz Bireysel Emeklilik Sistemi (BES ). Bugünlerde gelişmiş ülkelerde öğrenciler bile birikimlerini BES’de değerlendiriyor.  BES’in devlet katkısını insanlar lehine kullanıyor. Gün geçtikçe ülkemizde de yaygınlaşıyor. Devlet katkı payı ile üzerine düşeni yapıyor, şirketler de güven tesis ederse insanlar sisteme katılır. Bu işte güven esas.
BES öngörülen şekilde ülkemizde gelişiyor. Rakamlar ümit veriyor. İnsanlarımız arasında tasarruf bilinci geliştikçe sistem işliyor. Sistemde şu an 5,71 Milyon katılımcı var. BES’den emekli olanlar ise 21 bini aştı.
Fon tutarı             39,52 Milyar TL,
Devlet Katkısı       4,24 Milyar TL,
BES fonlarının %60’ı Devlet Tahvillerinde,  % 15’ i Hisse senetlerinde, % 25’i Yabancı menkul değerlerde. Bugün için Devlet katkısı % 25. Ülkemizde BES fonları toplamı 44 Milyar TL ye ulaştı.
BES’in en iyi tarafı % 25 devlet katkısı ve kredi kartından kesilme imkânı sayesinde tasarrufa yöneltmek. Devlet tasarrufa yönlendirmek için bugün için %25 katkı veriyor, bu katkı zamanla % 20 belki de daha az olacak, bu fırsatı değerlendirmek gerekir. Sistemden ayrılmak istersen 3. yıldan % 15’den başlayıp 10. yılda % 100’e kadar kademeli olarak Devlet Katkısını da geri alabiliyorsun.
İnsanların çoğunluğu portföyü ne şekilde yapacaklarını bilmiyorlar. Dağıtımı yönetmek biraz uzmanlık işi. Katılımcıların % 90 ‘ı portföy dağılımını değiştirmiyorlar, % 9’u ne yapacağını biliyor ancak uzman desteğine ihtiyacı var, % 1lik kısım ise  ne yapacağını biliyor portföyünü kendi yönetiyor. Maalesef bütün sistem bu % 1lik kesim ‘e göre düzenlenmiş durumda.
Önümüzdeki on yılın meselesi fon yönetiminin nasıl olacağı meselesi oldu. BES katılımcılarının yılda 6 kez portföy değiştirme hakkı var buna rağmen sistemdeki 5,71 milyon kişiden % 90’ı portföy değiştirmiyor. Sistemi de bilmiyor. Sistemin uzmanlarca yönetilmesi gerekiyor sanırım. Portföy ana varlık sistemine dağıtılmalı. Ana para korumalı sistemler BES için uygun değil. Kısa vadeli işlemlerle BES’i yönetemezsiniz. Bireysel Emeklilik Sistemi uzun vadeli bir sistem, günlük hareketlerden etkilenerek portföy değiştirmek akıllıca olmaz. Siyasi belirsizlik, politik risk, dünyadaki gelişmeler, riski artırıyor. Risk dağılımını dengelemek gerekiyor. BES’de yabancı para ve hisse senedine yatırım yapabiliyorsun.  Özellikle Risk Yönetimine dikkat etmek gerekiyor.  Sistemde altın fonuna da yatırım imkânı bulunuyor.
BES’teki  getiri aslında, kişinin yaptığı fon seçimi ile yönetiliyor. BES’te kriz yönetimi de çok önemli. Mevzuat gereği fonlar kısıtlanmış durumda.  Paranın tamamı fonda ise, bu yıl için canın yandı. Eğer yabancı parada ise kazandın.  Portföyünü dengede tutmak her zaman için katılımcı yararına olacaktır. Hiç bir şey bilmiyorsanız kendi portföyünü yönetenler eşit şekilde % 33 olarak, Devlet Tahvili, Hisse Senedi ve Yabancı Para cinsinden dağıtabilir. Bu şekilde en basit olarak yatırımını dengede tutabilir. Portföyünün bir miktarını mutlaka yabancı para cinsinden değerlendirmenizde yarar var. Portföyü çeşitlendirmek her zaman için katılımcının lehine.  Tek yatırım aracı oldukça riskli. Fona yatırımların uzun vadeli düşünülerek yapıldığını aklınızdan çıkartmayın.
Mevzuat gereği BES şirketleri yatırımcıya öneride bulunamıyorlar.  Genelde fonların %60’ı iyi yönetiliyor. Şu anki sistemde insanlar fon dağılımını kendisi yapıyor. Bu şekilde fon yönetiminde bir kafa karışıklığı da söz konusu.  Önümüzdeki yıllarda sistem muhakkak iyileştirilmeli, basit, anlaşılır, yönetilebilir konuma getirilmelidir. Başka bir deyişle insanların kolay yönetebileceği bir sistem haline getirilmesi gerekiyor.
Yönetim giderleri % 1,24 ile  % 1,76 arasında değişmektedir. Belki sistem sadeleşir, bir iyileştirme yapılırsa o zaman Yönetim giderlerinde de bir azalma olabilir. Katılımcı arttıkça muhakkak buna paralel yönetim giderleri de azalacaktır.
İdeal BES için;
1-Genç yaşta sisteme girilmesi,
2-Sistemim katılımcı tarafından yönetilecek şekilde basit olması,
3- Portföy sistemi etkin olması, gerekiyor.
“Yıllık Gelir Sigortaları Yönetmeliği” 1 Nisan 2015 tarih  29313 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı ve Emeklilik Sisteminde yeni dönem 1 Ekim’ de. Yaşam boyu emekli maaşı alınabilecek. BES’teki birikimlerini insanlar aktarabilecekler. İnsanlar 1 Ekimden geçerli yaşam boyu emeklilik satın alabilir ve 56 yaşını doldurmuşsa kendisine hemen aylık bağlanabilir. Üstelikte varislerine haklarını miras olarak bırakabilecek.
BES özel emeklilik sistemini besleyecek. Devletin Sosyal Güvenlik Sistemini destekleyici bir sistem. Bugün için 2 çalışan 1 emekliyi besliyor. Zamanla bu oran azalıyor. O sebeple ilerde bağlanacak aylık düşüyor. Artık ikinci bir emeklilik sistemi ile geleceğini garantiye almak gerekiyor.
BES Yatırım Aracı mı? Yoksa Tasarruf Aracı mı? Şimdiye kadar bir yatırım aracıydı. Artık bir tasarruf aracı haline de geldi. Bu şekilde de düşünülebilir.
Bugün için 19 emeklilik şirketi var. İnsanların kafasındaki BES ile ilgili tek gerçek % 25 devlet katkısı. Buda BES’i yalnız başına cazip kılmaya yetiyor.
 Bu yazı habergzt.com.'da yayımlanmış olup 6678 defa okunmuştur .

21 Eylül 2015 Pazartesi

BUZDOLABINI NE ZAMAN DEĞİŞTİRMEK GEREKİYOR?

Buzdolabınız artık yeterli soğutma yapmıyorsa görevini yerine getirmiyor demektir…


Her evin önemli gereçlerinden olan Buzdolabının da ekonomik ömrü vardır. Bu ömür üretimde kullanılan malzeme ve teknolojiyle orantılı oluyor. Buzdolaplarının ekonomik ömrü 10-14 yıl arasında. Buzdolabınızın ekonomik ömrünü uzatmak elinizde, buzdolabınızın arka kısmında veya alt kısmında kompresörünün - ızgaraların bulunduğu kısım toz ve havada uçuşan nesneleri üzerine çektiğinden ısınmaya neden oluyor ve bunu önlemek için en az yılda bir kez elektrik süpürgesiyle temizlemek gerekiyor. Buzdolabı kapak fitillerinin yıpranıp yıpranmadığını kontrol edilmesi, eskimiş işlevini yitirmiş ise değiştirilmesi gerekiyor, aksi halde buzdolabı kapaktan hava aldığından soğumak için motor daha çok çalışıyor, beklide sürekli çalışıyor ve daha fazla elektrik harcıyor.
Ne zaman yenisini almalı? Eğer (deep freze) derin dondurucu kısmı ve buzdolabı yeterli soğutmayı yapmıyorsa buzdolabı artık görevini yerine getiremiyor demektir. Buzdolabının soğutma sistemi hariç tüm parçaları değiştirilebilir. Buzdolabınız 10 yılı geçmiş ise ( muhtemelen en az C sınıfıdır) elektrik faturanızın büyük bölümü buzdolabınıza aittir. Unutmayın; tüm ev eşyalarınız arasında en çok elektriği buzdolabınız tüketir; çünkü sürekli çalışmaktadır.  Artık daha az tüketimli bir buzdolabı seçip almalısınız.
Günümüzde her marka en düşükten başlayıp en yüksek kaliteye kadar ürünleri tüketicilerin beğenisine sunuyor. Evimizde kullandığımız bu eşyaların malzemelerinin kalitesinin yanı sıra, daha çok yıllık tükettiği enerji ile sınıflandırılıyor.
Enerjiyi verimli kullanmak giderek daha çok önem kazanıyor. Enerji israfının ekonomik kayıplara neden olduğu biliniyor. Sahip olduğumuz enerjiyi verimli şekilde kullanmak, aynı enerjiyle daha çok iş yapmak, günümüzde önem verilen konular arasında yer alıyor. Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde A+ ve A++ ürünler devlet tarafından özendiriliyor. Artık beyaz eşyaların çoğunda enerji verimliliği etiketi var. Bu etikette ürünün enerjiyi verimliliği A,B,C,D,E,G harfleriyle sembolize ediliyor. A sınıfı ürünler yüksek verimlilik oranına sahipken, G sınıfına doğru verim düşüyor. Dolayısıyla aynı iş çok daha fazla enerjiyle yapılmış oluyor.
Örneğin A sınıfı yerine C sınıfı bir buzdolabı kullandığımızda % 45 daha fazla enerji tüketmiş oluyoruz.
Çok kaliteli yapılan bir buzdolabı, en düşük kalitede üretilen arasında yarı yarıya ömür fark ediyor. Düşük kalitede üretilen 7 yılda arıza verir yüksek kalitede üretilen 14 yılda arıza vermiyor ancak teknolojik gelişmeden dolayı değişim gerektiriyor. Neden mi? 14 yıl önce üretilen buzdolaplarının (G-F-E-D sınıfı) yıllık elektrik tüketimleri yaklaşık 800- 1100 kWh iken bu gün 180 kWh’e kadar düşürülmüş olduğundan ve artan elektrik fiyatlarını göz önüne alınca neredeyse yeni nesil buzdolapları 1/5 oranında az elektrik harcadığından ve çok sessiz çalıştığından.

Buzdolabı alırken; İç ve dondurma kapasitesine satın almadan önce dikkat etmeniz gerekir. Eğer elektrik kesintisi gibi sorunlar ortaya çıkarsa, saklama süresini de öğrenmeniz sizin açınızdan faydalı olacaktır. Dış kapağın açılış şekli, rafların kullanışlı olması ve A+ sınıfı olması da dikkat etmeniz gereken başka konular arasında bulunuyor.

Bu yazı  habergzt.com.'da yayımlanmış olup 7098 defa okunmuştur .

14 Eylül 2015 Pazartesi

4K VE 4G TEKNOLOJİLERİ KARIŞTIRILIYOR MU?

Şu anki ağ altyapısı, UHD (4K) televizyonları besleyecek veriyi iletmekte zorlanıyor. İşte burada devreye (4G) teknolojisi giriyor ve problemi çözüyor…





4K; Yüksek çözünürlük standardı, 4G; Ultra yüksek bant genişliği sağlayan mobil iletişim teknolojisi.
Aynı anda 4 rakamıyla gündeme gelmeleri insanların kafasında birden bire sorunca veya yüksek görüntü kalitesi-çözünürlüğü dendiğinde 4K mı? 4G miydi? Diye… Birçok insan ister istemez düşünmüyor değil. Hatta 4K ile 4G’yi karıştırmıyor da değiller. Uzmanlar hariç konu hakkında daha önce bilgi sahibi olanlar bile biraz düşündükten sonra, 4K’nın Yüksek Çözünürlük standardı, 4G’nin ultra yüksek bant genişliği sağlayan mobil iletişim teknolojisi olduğunu ayırt edebiliyorlar. Ancak konuya vakıf olmayanlar için bu kolay değil. Tereddüt etmeleri de gayet normal.
Aslında her iki teknoloji de birbirleriyle ilintili. Yüksek çözünürlüklü (4K) bir TV yayınını ya da filmi veya videoyu internet üzerinden ancak geniş bant ağına sahip (4G) teknolojisiyle kesintisiz inanılmaz hızda insanların hizmetine sunabiliyorsunuz.
Görünürde biri (4K) görüntü teknolojisi (TV-Video-Fotoğraf vs) diğeri iletişim teknolojisi (4G) internetle (Telefon-IPTV vs) ilgili olsa da artık İnternet üzerinden TV yayınları yaygınlaştı. TV’ler Smart TV özelliğini taşıyor. Birçok işleminizi TV’nizin interneti üzerinden yapabiliyorsunuz. Yüksek kalitede 4K görüntü ve sesi ya da data transferini hızlı ve sorunsuz bir şekilde iletmek artık 4G teknolojisiyle mümkün.


İsterseniz kısaca 4K nedir ve 4G nedir? Bunlara bakalım:
4K Nedir? Ultra yüksek çözünürlük (UHD), yüksek çözünürlüğün üzerindeki standarttır. 640x480 (480p) ile başlayıp 1280x720 (720p) ve 1920x1080 (1080p) ile yükselip 3840x2160 (4K) ile geldiğimiz çözünürlük dağının tepesi daha da ötesi 8K ile zirvesi.
“Ultra HD” buysa, 4K ne oluyor? Başka bir format mı? Şu an için, 4K ve Ultra HD terimleri, birbirinin yerine kullanılabiliyor. 4K, minimum Ultra HD pikseli olan 2160p çözünürlüğü ifade ediyor.
8K Nedir? 4320p çözünürlüğü ifade ediyor. Henüz kullanılmıyor. 
“p”nin açılımı, progressive scan. Türkçesi ise, “tek seferde tarama” olarak açıklanabilir. p harfi bir ekrandaki yatay piksel çizgi sayısını ifade eder. Yani 2160p bir ekran, 1080p’nin iki katı yatay çizgiye sahiptir. Dikey çizgiler de aynı şekilde ikiye katlanır ve toplamda 4 kat daha fazla piksel elde edilir.
Ultra HD standardı, sadece çok fazla piksel anlamına gelmiyor. Görüntü açısından da, daha fazla renk alanı sağlıyor. 
Şu anki ağ altyapısı, UHD televizyonları besleyecek veriyi iletmekte zorlanıyor. İşte burada devreye 4G teknolojisi giriyor ve problemi çözüyor.4,5 G ihalesi 26 Ağustosta yapıldı. Pek yakında, 2016 Nisanında bu teknoloji ile tanışacağız.
4G Nedir? 4G, daha yüksek mobil internet hızı, daha fazla data kapasitesi  ve düşük gecikme süresi sunan dördüncü nesil telekomünikasyon hizmetidir. 4.Nesil kablosuz teknolojisi ultra yüksek bant genişliği sağlayan mobil iletişim alanının bir aşamasıdır. Sabit veri iletim hızı olan 100Mbps’a ulaşmak, uçtan uca hizmet sunmak ve her yerde kesintisiz haberleşmeyi sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. 4G’nin nihai hedefi mobil ağlar arasındaki çoğulluk ve  bolluğu,  bir  video,  veri  ve  sesi desteklenen,  IP’ye  dayalı  uluslar  arası  merkezi  ağ  ile değiştirmektir.
4G, hizmet kalitesi (HK) ve kablosuz geniş bant erişimi, Çok ortamlı mesajlaşma hizmeti, video sohbet, taşınabilir TV, yüksek çözünürlüklü TV kapsamı, DVB, gibi gelecek olan uygulamaların hız gerekliliklerini oturtmak, ses ve veriler gibi minimal hizmet ve "herhangi bir zamanda-herhangi bir yerde" gerçekleşen diğer hizmetler için geliştirilmiştir.



Bu yazı  habergzt.com.'da yayımlanmış olup 6788 defa okunmuştur .

8 Eylül 2015 Salı

AİLE BÜTÇESİNİ DENGEDE TUTMAK ELİNİZDE, BUNUN İÇİN BİRAZ İTİNA, BİRAZ ÇABA GEREKİYOR

Birey olarak gelir elde etmeden aile bütçesine yapacağınız tasarruflarla katkı sağlayabilirsiniz…


Aile Bütçesi günümüz ekonomik koşullarında çok önemli.  Artık harcama yapmak için nakit paraya ihtiyaç duyulmuyor. Kredi Kartları kolay harcama yapmanın bir aracı oldu. Kontrol edilemeyen harcamalar aile bütçesinde açık verdiriyor. Hem de ne açık. Bir çok ailede huzursuzluğun en büyük nedeni.  Hatta boşanmaların ve intiharların önde gelen sebeplerinden.
Ailenin gelirleri ile giderlerini karşılamak, açık varsa ilerde elde edebileceğiniz gelire göre borçlanmak, fazla varsa geliri artırmak ailenin refah düzeyini yükseltmek için yatırım yapmak aile bütçesini oluşturur. İnsanlar işte bunun için sürekli daha iyi kazanmak için çalışırlar. Bu iş aileden başlar. Aile bütçesini iyi yapanlar, planlı hareket edenler, bütçelerini dengede tutarlar hatta tasarruf yaparlar.  Kazanılan gelirin önemli olan hesaplı kullanılması aile bütçesinin açık vermemesi için temel kuraldır. Aslında  bu dengeyi sağlamakla çok rahat geçinmek mümkün. Aksi takdirde ekonomik hatta sosyal sorunlar kaçınılmaz oluyor.
Toplam gelirlerin bilinmesi ve buna göre giderlerin hesaplanması gerekiyor. Tabi Gelir ve Giderin arasında gelir yönünden pozitif fark varsa buda tasarrufu oluşturuyor. Unutmayalım, tasarruf etmek cimrilik değildir, kaynakların etkin ve verimli kullanımıdır. Eğer tasarruf yapamıyorsanız harcamalardan neleri kısmanız gerektiğini planlamanız gerekiyor demektir. Örneğin;
·    Evde basit tedbirlerle elektrik tasarrufu yapmak,
·    Su tüketiminde tasarruf gitmek,
·    Telefon kullanımında daha uygun tarife seçmek,
·    Market alışverişlerinde gerekli olanlar almak,
·    Alışverişlerde araştırma sonucuna göre uygun fiyatlı market seçmek,
·    Meyve sebzeyi pazardan almak,
·    Bütçenize uygun giyim alışverişi yapmak, ucuzda olsa önemli olan üzerine yakışanı bulup almak,
·    Giyimde aşırıya kaçmamak, ekstreden giyim eşyası almamak,
·    Gerektiğinde toplu taşıma aracını tercih etmek,
·    Aracınız varsa yakıt tasarrufu için önlemler almak,
·    Isınmada yakıt tasarrufu için gerekli önlemleri almak, müşterek veya münferit kullanımlar için geçerli önlemleri de almak,
·    Başkalarına özenmekten kaçınmak, onda varda bende niye yok dememek,
·    Eviniz yoksa, kirada iseniz bütçenize göre kiralık evde tabi ki semtte oturmak, gelirinize göre hareket etmek,
·    Ekonomik ömrünü doldurmadan eşya değiştirmemek, gerektiğinde değiştirirken de en ekonomik olanı tercih etmek,
·    Özel zevklerden aileniz için feragat etmek ya da bir miktar kısmak,
Bu kalemleri çoğaltmak mümkün, burada aile bireylerine çok iş düşüyor. Belki ailede yalnız bir baba çalışıyor diğerleri tüketiyor olabilir. Bu durumda gelir elde etmeden aile bütçesine yapacağınız tasarruflarla katkı sağlayabilirsiniz. Düşünün aile reisi 2500 TL aylık gelir elde ediyorsa % 10 tasarruf etmeniz 250 TL ek gelir demektir. Bunu da ailenin daha farklı ihtiyaçları için kullanabilirsiniz.
Aile bütçesinde denge için geliriniz az ya da çok olsun mutlaka bir plan ve düzen ister. Plansız ve programsız yapılan her harcama gelir gider dengenizi mutlaka şaşırtır. İstediğiniz kadar yüksek maaş alın ya da çok para kazanın, eğer hesaplı hareket etmezseniz bütçe çarkınız şaşar.  Harcamalarınızı kontrol altında tutmak ve tasarrufa yönelmek sizi hedeflerinize doğru yaklaştıracaktır. Eğer arabanız yoksa araç almak için, eviniz yoksa ev almak için harcamalarınızdan kısmanız ve gelirinizin bir bölümünü hedefleriniz için ayırmanız gerekiyor. Tüm bu işleri yani gelir ve giderinizi yazarak tespit edebilirsiniz. Ailenin hayatını idamesi için zorunlu harcamalarını belirlemeniz,  diğer harcamalardan ayırmanız işinizi biraz daha kolaylaştıracaktır. Ancak zorunlu harcamalar diyip geçmeyin yukarıda bahsettik elektrik, su , gaz, telefon, gıda, giyim, ısınma, barınma bunlar içinde  konforunuzdan vazgeçmeden basit tedbirlerde aynı işi daha düşük faturayla görebilirsiniz. Buda sizin ve aile bireylerinin biraz itinalı davranmasına bağlı. Zorunlu harcamalar dışındaki harcamalarınız için tasarruf yapmak biraz daha kolay. Bu harcamalardan o ay için vazgeçebilir ya da ileri bir tarihe erteleyebilirsiniz. Ya da tamamen vazgeçebilirsiniz. Sigarayı bırakmak gibi. Tabi ki tüm bu belirtilenler bütçe dengesi için eğer tasarruflarınız fazla ise zaman zaman hesapta olmayan masraflar çıkabilir, bu yüzden ufak tefekte olsa birikim yapmak çok önemli. Planlı hareket ederek ihtiyaç dışı harcamalar engellenmiş ve tasarruf etmiş oluruz.  
Kısacası gelirlerinizi ve giderlerinizi belirleyin, elinizden geldiğince tasarruflarınızı gelecekteki zor günler için yapın ve bir kenara koyun. Her şey ailede huzur için. Aile içinde gelire bakmaksızın düzensiz, fütursuzca, hesabını bilmeden harcama yapan bireyler olabilir, bu durumda aile reisi: gelir ve giderleri, zorunlu harcamaları ilgili ferde açıklamak suretiyle ikna etmelidir. Ailenin mali durumu iyi idare edilirse huzur ve refah artar, unutmayalım bu durum  az veya çok gelir içinde geçerli.
Bu yazı habergzt.com.'da yayımlanmış olup 6896 defa okunmuştur .

1 Eylül 2015 Salı

İNTERNETTEN TİCARET ARTIK KURALLARA BAĞLI OLACAK

İnternetten satış yapan e-ticaret sitelerine ilişkin yönetmelik yayımlandı, tüketici menfaatine düzenlemeler var…  


Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların elektronik ticaret işlemlerinin yapıldığı ağ üzerinde bulundurmakla yükümlü oldukları genel bilgiler ile sözleşme öncesinde ve sipariş sürecinde alıcılara sunmaları gereken bilgilere ve elektronik ticaret ile ilgili diğer uygulamalara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla  “ELEKTRONİK TİCARETTE HİZMET SAĞLAYICI VE ARACI HİZMET SAĞLAYICILAR HAKKINDA YÖNETMELİK”  26.8.2015 tarih 29457  RG’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, internetten satış yapan e-ticaret sitelerine yönelik çıkardığı yönetmelikle bir düzenleme yaptı. Bundan böyle  e-ticareti kontrol altında tutacak bir Yönetmelik var. İnternetten ticaret artık kurallara bağlı olacak. İnsanların e-ticarette en fazla tedirgin oldukları konu güvenlik. Çıkarılan yönetmeliğin en önemli konusu bizce de güvenlik. Nitekim siteler, güvenli alışveriş için gereken güvenlik sertifikalarına da sahip olacak. Alışveriş sitelerinin güvenliğinin sağlanması için belirlenen güvenlik standartları uygulanacak.
Yönetmelikle getirilen diğer belli başlı konulara gelince;
-Hizmet sağlayıcı, elektronik ticaret faaliyetine başlamadan önce elektronik ticaret ortamında kendisine ait bilgileri eksiksiz olarak bulunduracak, değişiklikleri aynı gün gerçekleştirecek,
-Alıcı ve hizmet sağlayıcı arasında alım satım işleminin yapıldığı elektronik ticaret pazar yerlerini işleten aracı hizmet sağlayıcılar, yükümlülükleri aynı usulle yerine getirecek,
-Aracı hizmet sağlayıcı ve kendine ait elektronik ortamda satış yapan hizmet sağlayıcı tarafından, ana sayfada "işlem rehberi" başlığı altında bilgileri güncel olarak bulunduracak,
-Aracı hizmet sağlayıcı ve kendine ait elektronik ortamda satış yapan hizmet sağlayıcı;
·         İkinci el malların ayrı kategoride satışa sunulmasını, 
·         Ağ üzerinden verilen siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, vergi ve teslimat masrafları da dâhil olmak üzere alıcının ödeyeceği toplam bedelin ve sözleşmenin diğer şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini , 
·         Mal veya hizmetin toplam bedeli, fiyatın hesaplanma usulü ve teslimat masrafları önceden belirlenemiyorsa buna ilişkin ek masrafların ödenebileceği bilgisini,
·         Siparişin onaylanmasından önce alıcıların veri giriş hatalarını belirleyebilmesi için sipariş özetini ve bu hatalarını düzeltebilmesi için geri al ve değiştir gibi uygun, etkili ve kolay erişilebilir teknik araçları,
·         Sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının, alıcı tarafından yeniden görülebilmesi, basılı bir şekilde kullanılabilmesi ve saklanabilmesi amacıyla söz konusu hususların alıcıya fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesini,  sağlayacak,
-Kişisel veriler korunacak, ilgililerin onayı olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşılamayacak,
-Şikâyetler e-devletten, bakanlık internet sitesinden veya İl müdürlüklerine yapılabilecek,
-Elektronik ortamda satış yapan hizmet sağlayıcılar ile aracı hizmet sağlayıcılar yükümlülüklerini Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde yerine getirecek.
Bu yazı habergzt.com.'da yayımlanmış olup 6618 defa okunmuştur .

24 Ağustos 2015 Pazartesi

AKILLI TELEFON ALIRKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER

Akıllı Telefon alırken işletim sistemi ilk tercih sebebi oluyor…




Akıllı telefonlar günlük hayatımızı oldukça kolaylaştıran vazgeçilmezlerimizden bir parça. Yanımızda telefonumuz olmadan dışarı çıkmıyoruz. Çıksak da çok büyük eksiklik duyuyoruz. Hafızamız, rehberimiz, banka şubemiz, haberleşme aracımız, gazetemiz, yakınımız her şeyimiz. Artık ayrılmaz bir parçamız. O sebeple akıllı telefon alırken ihtiyacınıza uygun telefon seçmeniz maliyeti konusunda da yararınıza olacaktır.
Telefon teknolojisi o kadar hızlı ilerliyor ki, gelişen yeni modele yetişmekte, takip etmekte artık çok zor. Ancak bu işin içerisinde olanlar yakından takip ediyor. Sıradan insanlar ise değişime ihtiyaç duyduğunda haberdar olabiliyor. O da satıcıların anlattıkları kadar. Piyasada o kadar çok çeşitli telefon model ve markası var ki insanlar karar vermekte zorlanıyor. Akıllı bir telefona ihtiyacınız varsa ve almaya karar verdiyseniz sizlere yardımcı olmak amacıyla konuyu araştırdık.
İşletim Sistemi;  İşletim sistemi (Android, iOS, Windows) ilk tercih sebebi.  Tüketicilerde özellikle akıllı telefon kullanıcısı iseler ve yeni bir akıllı telefon alacaklarsa, alışkanlıkları sebebiyle öncelikli olarak mevcut kullandıkları işletim sisteminde devam etmek istiyorlar. Biraz cesaretli olup alışkanlıkları bir kenara bırakıp, araştırıp ihtiyacını hangisi karşılıyorsa ve kolay kullanım sunuyorsa, değiştirmekte de tereddüt etmemek gerekiyor.
Android işletim sistemi, İOS ve Windows Mobile’a göre daha çok kullanışlı ve serbest bir yazılım iken, İOS’un daha kararlı çalışması, Windows Mobile’ında uygulama yönünden zayıf olması seçim yaparken göz önünde bulunduracağımız kriterleri oluşturuyor. Yoğun donanım – yazılım etkileşimiyle üretilen telefon markaları için durum biraz farklı, işlemcisi ve ara bellek yani RAM birimi daha güçlü Android cihazlara yakın performans sergileyen telefonlar üretebiliyorlar.
Tüketiciler artık akıllı telefon tercih ederken işletim sistemlerini ön plana çıkartıyor. Android işletim sisteminin ise önde gittiğini görüyoruz.  Türkiye de de dünyada olduğu gibi çok yüksek bir oranla Android cihazlar tercih ediliyor. Uygulama zenginliği, cihaz uyumluluğunun son derece geniş olması, arkasında Google’ın olması, sürekli gelişmesi ve değişime açık olması Android’i bu alanda rakiplerinin önüne geçiriyor. Android 4 ve üstü sürüm olması veya yükseltilebilir olmasına dikkat etmeli, Android cihazlar arasında ise tercih yaparken ekran boyutu ve teknolojisi, işlemcisi, hafızası ve kullanım kolaylığına dikkat edilmesi gerekiyor.
İşlemci;  Dikkat edilmesi gereken diğer bir özellik ise işlemci. Telefonumuzun sahip olacağı minimum işlemci Qualcomm çift çekirdekli olmalıdır. Artık dört çekirdekli işlemciler var. Eğer çok güçlü bir işlemciye sahip olmak istiyorsanız, tercihiniz dört çekirdekli işlemciye sahip bir cihaz olmalıdır. Üst seviye cihazlarda 2 GB artık standart ara bellek değeri kabul edildi. Klasik bilgisayarlarda ekran kartı neyse akıllı telefon dünyasında da ekran işlemcisi odur.
Ekran ve boyutu;  Ülkemizde ekran boyutu ikinci önemli tercih sebebi. Türkiye’de en popüler ekran boyutu 5 inç olarak ortaya çıkıyor. Ekranın giderek biraz daha büyümesi, bir çok işlemi daha rahat gerçekleştirmek istemeden kaynaklanıyor. Yani akıllı telefonu neredeyse mini bilgisayar gibi kullanma ihtiyacından kaynaklanıyor. Eğer akıllı telefon alırken tablet ihtiyacınızı da ortadan kaldırmak istiyorsanız kesinlikle en az 5 inçlik ekran olmalıdır.
Telefonun ekranının yeterince canlı olmaması ve çok kolay çizilmesi, yüksek dayanımlı çizilmeyen ekran olması ve minimum süper amoled kalitesinde görüntü kabiliyetine sahip olmasıdır. Akıllı telefon alırken dikkat edilmesi gereken en önemli özelliklerden birisi de ekranın donanımsal yetenekleri ve çözünürlük kapasitesi.  Üst seviye akıllı telefonlarda ileriye yönelik, yeni çıkmış cihazlarda 1080p ekran çözünürlüğüne sahip olması iyi, 720p ekran çözünürlüğü de sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Yine gününüzün büyük kısmı ya da tamamı dış ortamda, güneş altında geçiyorsa mutlaka ekran parlaklığına dikkat etmelisiniz
Kamera; Dikkat etmemiz gereken bir diğer özellik ise kamera özellikleri, bu aşamada kameranızın lensi ve diyafram genişliği önem kazanıyor, çünkü lens yapısı ve diyafram açıklığı ne kadar iyi olursa görüntü kalitesi de o kadar yüksek olacaktır. Seçeceğiniz telefonun kamerası minimum 8 mega piksel olmalıdır. Fotoğraf çekmek kadar video kaydetme özelliği de önemli. Bu noktada kıstas daha net. En az saniyede 30 kare ile 720p çözünürlüklü video çekebilme özelliği bulunmalı.
Depolama; Alacağınız akıllı telefon orta sınıfsa 16 GB; üst seviyeyse 32 GB dâhili depolama alanına sahip olması iyi olur. Ya da hafıza kartı ile artırılabilir özelliğe sahip olması ilerde belleği artırmanız için size bir seçenek sunar. Artık akıllı telefonlarla anı fotoğraflıyorsunuz. Bu da size artı depolama alanı gerektiriyor.
Batarya; Tüm akıllı telefonlarda batarya sorunu var. Buda ekran boyutu ve adeta bilgisayar gibi işlem yapabilme kapasitesi nedeniyle şarj sorunu. Yinede 1,5 gün bataryası gidecek telefonları tercih edebilirsiniz.  Tüm üretici firmalar bataryanın daha uzun ömürlü olması için çaba sarf ettikleri bilinmektedir.
Akıllı Telefon kullanıcıları, wifi kullanmadıklarında kapatmalarını ya da ayarları buna göre yapmaları, ekran parlaklığını otomatik’e ve düşük renklere ayarlamaları, akıllı kılıflar gibi telefonu kullanmadığında standby’a alan aksesuarlar kullanmaları pil ömrünü uzatmakta ve şarjın daha fazla gitmesini sağlamaktadır. .  En önemlisi de açık uygulamaları ve GPS’i kontrol edip kapatarak gereksiz pil tüketiminin önüne geçmeleridir. 
4G yayını henüz başlamamış da olsa tüketiciler şimdiden 4G desteğine sahip telefon almak isteyeceklerdir. Cep telefonu alırken yakın dönemde 4G hizmeti sunulacağını, yeni teknolojiyle 10 kat artması beklenen internet bağlantı hızının 300 mpbs'ye ulaşacağı konusunu göz önünde bulundurarak buna uygun cihazı tercih etmesi yararlarına olacaktır.
Bu yazı habergzt.com.'da yayımlanmış olup 6988 defa okunmuştur .

17 Ağustos 2015 Pazartesi

4,5G’ YE DOĞRU İLETİŞİMDE Kİ GELİŞMELER; 1, 2, 3 VE 4G TEKNOLOJİLERİ

Bilgisayar üzerinden yapılan sosyal, ticari ve eğitimsel aktivitelerin sabit mekandan bağımsızlık kazanıp mobil cihazlar ile gerçekleştirilmeye başlaması neticesinde bu alanda teknolojik gelişim hızlandı…


Son zamanlarda 4G ihalesi derken 5G tartışmaları ve nihayetinde 4,5G olarak ihale şartnamesinin değiştirilmesi gibi kamu oyuna mal olmuş ve insanların kafasındaki  “Nedir bu 1,2,3 ve 4G teknolojileri” konusunda merakını gidermek ve bilgi edindirmek amacıyla konu araştırılıp sizler için özetlenmiştir.
Hepimizin bildiği sabit kablolu telefon ve internet hatlarından kablosuz iletişim sistemine geçişte baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. Çok değil bundan 20-25 sene önce bu teknolojilerin bu denli gelişeceğini hiç birimiz düşünemiyorduk. Analog, GSM, SMS, GPRS, 3G ve 4G kavramları ne anlama geliyor birçoğumuz bilmesek de adeta benliğimizde yer etmiştir. Bilgiye kısa sürede erişimi sağlayan internet yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş ve daha hızlı ve kaliteli hizmet sağlayan genişbant teknolojilerinin gelişmesiyle de veri alışverişi hızlanmıştır. Bilgisayar üzerinden yapılan sosyal, ticari ve eğitimsel aktivitelerin hatta TV yayınlarının sabit mekândan bağımsızlık kazanıp mobil cihazlar ile gerçekleştirilmeye başlaması neticesinde bu alanda teknolojik gelişim hızlandı. Sabit erişim teknolojilerinin geliştirilerek mobil cihazlar üzerinden kullanılabilmesi için hızlı ve kaliteli internet erişimi talebine istinaden kablosuz mobil iletişim sistemi ve daha yüksek bant genişliği gerektiren mobil teknolojilerin ortaya çıkması ile mobil genişbant iletişim teknolojisi atak yaptı.
Birinci Nesil (1G); Kapsama alanının çok küçük olması ve her kullanıcıya özel bir frekans ayrımına neden olan sabit telefonlarda da geçerli analog yaklaşımının kullanılmasıdır. Kullanılan teknolojiye 1. Nesil (1G) adı verilmiştir.
Tamamıyla ses iletim odaklı olup iletim için analog yaklaşım kullanmaktadır. Bu sistemler, genellikle üçüncü şahıslar tarafından, dinlenebiliyordu. Standartlardan bazıları, NMT, AMPS, Hicap, CDPD, Mobitex, DataTac dır.
İkinci Nesil (2G); Hücre tabanlı mobil iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, kaliteli ses iletiminin yanı sıra veri aktarımı, küresel mobilite, daha yüksek bant genişliği ve mültimedya uygulamaları getiren 2G sistemi 1G’den farklı olarak dijital modülasyon teknikleri ile dijital iletimi kullanmaktadır. Mobil için Küresel Sistem (Global System for Mobile-GSM), 2G’nin en yaygın kullanılan ve abone sayısı en fazla olan standarttır. Ayrıca GSM ile birlikte veri aktarım kavramı gelişmiştir ve o günden bu yana Kısa Mesaj Servisi (Short Message Service-SMS) yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem devre hem de paket anahtarlamayı kullanan teknolojilere 2.5G adı verilmiştir. Bu ara neslin en önemli temsilcisi olan Genel Paket Radyo Servisi (General Radio Packet Service-GPRS). Yüksek Hızlı Devre Anahtarlamalı Veri (High-Speed Circuit-Switched Data-HSCSD) adından da anlaşılabileceği gibi devre anahtarlama kullanan ve GPRS’den daha kaliteli veri iletişimi sağlayan bir metottur. 2.75G yeni ara nesili ifade eden GSM Evrimi için Geliştirilmiş Data Hızları (Enhanced Data Rates for GSM Evolution-EDGE) teknolojisi geliştirilmiştir.
2.nesil ticari merkezli olup, dijital sistemlerdi. Şu anki pazarın, yaklaşık %60'ına sahip olan bu sistemlerde Avrupa standartları egemen bulunmaktadır.  İkinci nesil standartlar, GSM, iDEN, D-AMPS, IS- 95,  PDC,  CSD,  PHS,  GPRS,  HSCSD ve WiDEN dir.
Üçüncü Nesil (3G); Abone sayısındaki artışa bağlı olarak şebeke kapasitesindeki artış, yüksek hızda veri iletimi ve çok ortamlı uygulamalar için gerekli olan talepleri karşılamak üzere 3.nesil teknoloji ortaya konulmuştur.
Yüksek kalitede ses-görüntü-veri iletimi ve küresel kapsamada kesintisiz kaliteli haberleşmeyi sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Ara nesillerden farklı olarak 3G’nin yeni bir jenerasyon ilan edilmesinin nedeni farklı teknolojiler ile yeni katma değerli servisler sağlamasıdır. 3G ile yüksek veri hızı ve daha geniş bant frekansları ile erişim başlamıştır. Çoklu ortam uygulamaları, evrensel mobilite, yüksek kalite, değişken hız seçenekleri ve ses iletimi yerine veri iletimine odaklı mimari 3G’nin sağladığı avantajlardır. 3G teknolojisi yüksek hızlı erişim ve IP tabanlı servislerin birleştirerek interneti, popüler mobil cihaz hizmetlerinden biri haline getirmiştir.
3G uygulamaları; ses aktarmaları, mesaj aktarmaları, video konferans ve görüntülü telefonlar, internete  erişim ve yüksek hız oranında veri aktarma, cep telefon ile tv kanallarını seyretmek, kullanıcı durum uygulamalarını içeriyor.
Dördüncü Nesil (4G); 4G, daha yüksek mobil internet hızı, daha fazla data kapasitesi  ve düşük gecikme süresi sunan dördüncü nesil telekomünikasyon hizmetidir. 4.Nesil kablosuz teknolojisi ultra yüksek bant genişliği sağlayan mobil iletişim alanının bir aşamasıdır. Sabit veri iletim hızı olan 100Mbps’a ulaşmak, uçtan uca hizmet sunmak ve her yerde kesintisiz haberleşmeyi sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. 4G’nin nihai hedefi mobil ağlar  arasındaki  çoğulluk  ve  bolluğu,  bir  video,  veri  ve  sesi desteklenen,  IP’ye  dayalı  uluslar  arası  merkezi  ağ  ile değiştirmektir.
LTE teknolojisini NTT DoCoMo firması 2004 yılında ilk Japonya'da  duyurmuştur. 4G testi ise ilk olarak 2009 yılında telekomünikasyon şirketi Verizon tarafından ABD'nin  Boston  ve Seattle  kentleri arasında yapılmıştır. Video, dosya indirme ve yükleme, internette gezinti, ses transferi, Voice over Internet Protocol (VoIP) ile LTE 4G üzerinden test edilmiştir. 4G, hizmet kalitesi (HK) ve kablosuz geniş bant erişimi, Çok ortamlı mesajlaşma hizmeti, video sohbet, taşınabilir TV, yüksek çözünürlüklü TV kapsamı, DVB, gibi gelecek olan uygulamaların hız gerekliliklerini oturtmak, ses ve veriler gibi minimal hizmet ve "herhangi bir zamanda-herhangi bir yerde" gerçekleşen diğer hizmetler için geliştirilmiştir.
 LTE teknolojisinin operatörler için baz istasyonları gibi yeni donanımlar gerektirmesi sebebiyle maliyeti operatörler için yüksektir. Bununla doğrultulu olarak kullanıcılara erişim maliyeti de yüksektir. Ayrıca kullanıcıların LTE’yi kullanmak için yeni mobil cihazlar edinmeleri gerekmektedir.
LTE-Advanced(4.5G) LTE-Advanced sistemi, 4G LTE sistemi üzerine kurulu bir teknolojidir. LTE ile farkı, LTE-Advanced'in 2 tane taşıyıcıyı birleştirip 300 Mbps hızına ulaşılabilmesidir.
Sonuç olarak; 1G iletişimde analog modülasyon ve sistemin kullanılması ve kapsama alanı çok düşük, her kullanıcıya belli bir frekans ayrımı ve hücresellikten uzak bir şekilde sadece ses iletimi yapılmakta iken gelişen 2G ve onun en önemli temsilcisi GSM ile birlikte sayısal iletişim sağlanmış ve ses iletişiminin kalitesindeki artışla beraber data transferi de mümkün kılınmıştır. Beklenenden uzun bir sürenin ardından 3G kullanıcılara sunulmuş ve cepten internet hizmeti-genişbant internet erişimi-çoklu ortam uygulamalarında yüksek kalite kullanıcıların hizmetine alınmıştır. Bu teknolojiyi temsilen öne çıkan yaklaşım UMTS olmuştur. 3G gelişimini tamamlayamadan ardından son gelişme 4G yetişmiş ve LTE bir çok ülkede kullanıcıların deneyimine sokulmuştur. LTE ile sabit erişimde sağlanan hızlar ultra mobil genişbant erişim hızlarına ulaşmak amaçlanmıştır. 3G ve 4G karşılaştırıldığında 4G’nin daha yüksek hızlara ulaşması beklenmektedir. 2010 yılından itibaren 4G teknolojisine adım atmasıyla birlikte ABD’de mobil kullanıcı sayısında büyük bir artış olmuştur.
Ülkemizde de (Eğer 5G teknolojisine geçiş 5-6 yıl alacaksa ki alacak gözüküyor.) bir an evvel ilgili mercilerce  4,5G ihalesinin yapılıp (26 Ağustos olarak açıklandı),  operatörlerin; kullanıcılarının aldıkları hizmet kalitesini yükseltmeleri ve daha ucuza bu hizmetleri temin etmeleri dolayısıyla mobil kullanıcı artışına ivme kazandırmaları ve en kısa zamanda yeni nesil teknolojiyi tanıştırmalarını bekliyoruz. Bundan sonraki teknolojiye de (5G)diğer ülkelerle aynı anda geçmek için önlem alınmasını temenni ediyoruz. Ülkemiz vatandaşı 5 sene geriden takip etmemeli. Çok hızlı olacak 5G, zamanının en akıllı interneti olacağından, ona bağlanan cihazların da daha akıllı olması gerekecek. Çamaşır makineleri, trafik kameraları, sürücüsüz otomobiller, akıllı yollar ve ağaçlara bağlı sensörler, ağ üzerinden sürekli olarak veri alışverişinde bulunacaklar. 5G'nin özellikleri arasında "son derece yüksek güvenilirlik" maddesi de var.
Yasal Uyarı: Bu yazıyı kullanmak ya da alıntı yapmak isterseniz, yazarın adını belirtip, site ismiyle birlikte açık link verip kaynak göstermelisiniz.
Bu yazı habergzt.com'da yayımlanmış olup 6792 defa okunmuştur .

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN PETROLE ETKİSİ

Her şeye rağmen yakın gelecekte petrol yakıtlı araçların pazar payının önemli bir kısmına elektrikli araç sektörü sahip olacak… İlk el...