Translate

17 Ağustos 2015 Pazartesi

4,5G’ YE DOĞRU İLETİŞİMDE Kİ GELİŞMELER; 1, 2, 3 VE 4G TEKNOLOJİLERİ

Bilgisayar üzerinden yapılan sosyal, ticari ve eğitimsel aktivitelerin sabit mekandan bağımsızlık kazanıp mobil cihazlar ile gerçekleştirilmeye başlaması neticesinde bu alanda teknolojik gelişim hızlandı…


Son zamanlarda 4G ihalesi derken 5G tartışmaları ve nihayetinde 4,5G olarak ihale şartnamesinin değiştirilmesi gibi kamu oyuna mal olmuş ve insanların kafasındaki  “Nedir bu 1,2,3 ve 4G teknolojileri” konusunda merakını gidermek ve bilgi edindirmek amacıyla konu araştırılıp sizler için özetlenmiştir.
Hepimizin bildiği sabit kablolu telefon ve internet hatlarından kablosuz iletişim sistemine geçişte baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. Çok değil bundan 20-25 sene önce bu teknolojilerin bu denli gelişeceğini hiç birimiz düşünemiyorduk. Analog, GSM, SMS, GPRS, 3G ve 4G kavramları ne anlama geliyor birçoğumuz bilmesek de adeta benliğimizde yer etmiştir. Bilgiye kısa sürede erişimi sağlayan internet yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş ve daha hızlı ve kaliteli hizmet sağlayan genişbant teknolojilerinin gelişmesiyle de veri alışverişi hızlanmıştır. Bilgisayar üzerinden yapılan sosyal, ticari ve eğitimsel aktivitelerin hatta TV yayınlarının sabit mekândan bağımsızlık kazanıp mobil cihazlar ile gerçekleştirilmeye başlaması neticesinde bu alanda teknolojik gelişim hızlandı. Sabit erişim teknolojilerinin geliştirilerek mobil cihazlar üzerinden kullanılabilmesi için hızlı ve kaliteli internet erişimi talebine istinaden kablosuz mobil iletişim sistemi ve daha yüksek bant genişliği gerektiren mobil teknolojilerin ortaya çıkması ile mobil genişbant iletişim teknolojisi atak yaptı.
Birinci Nesil (1G); Kapsama alanının çok küçük olması ve her kullanıcıya özel bir frekans ayrımına neden olan sabit telefonlarda da geçerli analog yaklaşımının kullanılmasıdır. Kullanılan teknolojiye 1. Nesil (1G) adı verilmiştir.
Tamamıyla ses iletim odaklı olup iletim için analog yaklaşım kullanmaktadır. Bu sistemler, genellikle üçüncü şahıslar tarafından, dinlenebiliyordu. Standartlardan bazıları, NMT, AMPS, Hicap, CDPD, Mobitex, DataTac dır.
İkinci Nesil (2G); Hücre tabanlı mobil iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, kaliteli ses iletiminin yanı sıra veri aktarımı, küresel mobilite, daha yüksek bant genişliği ve mültimedya uygulamaları getiren 2G sistemi 1G’den farklı olarak dijital modülasyon teknikleri ile dijital iletimi kullanmaktadır. Mobil için Küresel Sistem (Global System for Mobile-GSM), 2G’nin en yaygın kullanılan ve abone sayısı en fazla olan standarttır. Ayrıca GSM ile birlikte veri aktarım kavramı gelişmiştir ve o günden bu yana Kısa Mesaj Servisi (Short Message Service-SMS) yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem devre hem de paket anahtarlamayı kullanan teknolojilere 2.5G adı verilmiştir. Bu ara neslin en önemli temsilcisi olan Genel Paket Radyo Servisi (General Radio Packet Service-GPRS). Yüksek Hızlı Devre Anahtarlamalı Veri (High-Speed Circuit-Switched Data-HSCSD) adından da anlaşılabileceği gibi devre anahtarlama kullanan ve GPRS’den daha kaliteli veri iletişimi sağlayan bir metottur. 2.75G yeni ara nesili ifade eden GSM Evrimi için Geliştirilmiş Data Hızları (Enhanced Data Rates for GSM Evolution-EDGE) teknolojisi geliştirilmiştir.
2.nesil ticari merkezli olup, dijital sistemlerdi. Şu anki pazarın, yaklaşık %60'ına sahip olan bu sistemlerde Avrupa standartları egemen bulunmaktadır.  İkinci nesil standartlar, GSM, iDEN, D-AMPS, IS- 95,  PDC,  CSD,  PHS,  GPRS,  HSCSD ve WiDEN dir.
Üçüncü Nesil (3G); Abone sayısındaki artışa bağlı olarak şebeke kapasitesindeki artış, yüksek hızda veri iletimi ve çok ortamlı uygulamalar için gerekli olan talepleri karşılamak üzere 3.nesil teknoloji ortaya konulmuştur.
Yüksek kalitede ses-görüntü-veri iletimi ve küresel kapsamada kesintisiz kaliteli haberleşmeyi sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Ara nesillerden farklı olarak 3G’nin yeni bir jenerasyon ilan edilmesinin nedeni farklı teknolojiler ile yeni katma değerli servisler sağlamasıdır. 3G ile yüksek veri hızı ve daha geniş bant frekansları ile erişim başlamıştır. Çoklu ortam uygulamaları, evrensel mobilite, yüksek kalite, değişken hız seçenekleri ve ses iletimi yerine veri iletimine odaklı mimari 3G’nin sağladığı avantajlardır. 3G teknolojisi yüksek hızlı erişim ve IP tabanlı servislerin birleştirerek interneti, popüler mobil cihaz hizmetlerinden biri haline getirmiştir.
3G uygulamaları; ses aktarmaları, mesaj aktarmaları, video konferans ve görüntülü telefonlar, internete  erişim ve yüksek hız oranında veri aktarma, cep telefon ile tv kanallarını seyretmek, kullanıcı durum uygulamalarını içeriyor.
Dördüncü Nesil (4G); 4G, daha yüksek mobil internet hızı, daha fazla data kapasitesi  ve düşük gecikme süresi sunan dördüncü nesil telekomünikasyon hizmetidir. 4.Nesil kablosuz teknolojisi ultra yüksek bant genişliği sağlayan mobil iletişim alanının bir aşamasıdır. Sabit veri iletim hızı olan 100Mbps’a ulaşmak, uçtan uca hizmet sunmak ve her yerde kesintisiz haberleşmeyi sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. 4G’nin nihai hedefi mobil ağlar  arasındaki  çoğulluk  ve  bolluğu,  bir  video,  veri  ve  sesi desteklenen,  IP’ye  dayalı  uluslar  arası  merkezi  ağ  ile değiştirmektir.
LTE teknolojisini NTT DoCoMo firması 2004 yılında ilk Japonya'da  duyurmuştur. 4G testi ise ilk olarak 2009 yılında telekomünikasyon şirketi Verizon tarafından ABD'nin  Boston  ve Seattle  kentleri arasında yapılmıştır. Video, dosya indirme ve yükleme, internette gezinti, ses transferi, Voice over Internet Protocol (VoIP) ile LTE 4G üzerinden test edilmiştir. 4G, hizmet kalitesi (HK) ve kablosuz geniş bant erişimi, Çok ortamlı mesajlaşma hizmeti, video sohbet, taşınabilir TV, yüksek çözünürlüklü TV kapsamı, DVB, gibi gelecek olan uygulamaların hız gerekliliklerini oturtmak, ses ve veriler gibi minimal hizmet ve "herhangi bir zamanda-herhangi bir yerde" gerçekleşen diğer hizmetler için geliştirilmiştir.
 LTE teknolojisinin operatörler için baz istasyonları gibi yeni donanımlar gerektirmesi sebebiyle maliyeti operatörler için yüksektir. Bununla doğrultulu olarak kullanıcılara erişim maliyeti de yüksektir. Ayrıca kullanıcıların LTE’yi kullanmak için yeni mobil cihazlar edinmeleri gerekmektedir.
LTE-Advanced(4.5G) LTE-Advanced sistemi, 4G LTE sistemi üzerine kurulu bir teknolojidir. LTE ile farkı, LTE-Advanced'in 2 tane taşıyıcıyı birleştirip 300 Mbps hızına ulaşılabilmesidir.
Sonuç olarak; 1G iletişimde analog modülasyon ve sistemin kullanılması ve kapsama alanı çok düşük, her kullanıcıya belli bir frekans ayrımı ve hücresellikten uzak bir şekilde sadece ses iletimi yapılmakta iken gelişen 2G ve onun en önemli temsilcisi GSM ile birlikte sayısal iletişim sağlanmış ve ses iletişiminin kalitesindeki artışla beraber data transferi de mümkün kılınmıştır. Beklenenden uzun bir sürenin ardından 3G kullanıcılara sunulmuş ve cepten internet hizmeti-genişbant internet erişimi-çoklu ortam uygulamalarında yüksek kalite kullanıcıların hizmetine alınmıştır. Bu teknolojiyi temsilen öne çıkan yaklaşım UMTS olmuştur. 3G gelişimini tamamlayamadan ardından son gelişme 4G yetişmiş ve LTE bir çok ülkede kullanıcıların deneyimine sokulmuştur. LTE ile sabit erişimde sağlanan hızlar ultra mobil genişbant erişim hızlarına ulaşmak amaçlanmıştır. 3G ve 4G karşılaştırıldığında 4G’nin daha yüksek hızlara ulaşması beklenmektedir. 2010 yılından itibaren 4G teknolojisine adım atmasıyla birlikte ABD’de mobil kullanıcı sayısında büyük bir artış olmuştur.
Ülkemizde de (Eğer 5G teknolojisine geçiş 5-6 yıl alacaksa ki alacak gözüküyor.) bir an evvel ilgili mercilerce  4,5G ihalesinin yapılıp (26 Ağustos olarak açıklandı),  operatörlerin; kullanıcılarının aldıkları hizmet kalitesini yükseltmeleri ve daha ucuza bu hizmetleri temin etmeleri dolayısıyla mobil kullanıcı artışına ivme kazandırmaları ve en kısa zamanda yeni nesil teknolojiyi tanıştırmalarını bekliyoruz. Bundan sonraki teknolojiye de (5G)diğer ülkelerle aynı anda geçmek için önlem alınmasını temenni ediyoruz. Ülkemiz vatandaşı 5 sene geriden takip etmemeli. Çok hızlı olacak 5G, zamanının en akıllı interneti olacağından, ona bağlanan cihazların da daha akıllı olması gerekecek. Çamaşır makineleri, trafik kameraları, sürücüsüz otomobiller, akıllı yollar ve ağaçlara bağlı sensörler, ağ üzerinden sürekli olarak veri alışverişinde bulunacaklar. 5G'nin özellikleri arasında "son derece yüksek güvenilirlik" maddesi de var.
Yasal Uyarı: Bu yazıyı kullanmak ya da alıntı yapmak isterseniz, yazarın adını belirtip, site ismiyle birlikte açık link verip kaynak göstermelisiniz.
Bu yazı habergzt.com'da yayımlanmış olup 6792 defa okunmuştur .

11 Ağustos 2015 Salı

KREDİ KARTINI DOĞRU KULLANMANIN AVANLAJLARI FAZLA

Kredi kartınızı doğru kullanırsanız avantajlarından yararlanırsınız…

















Kredi Kartı Kullanımı
Türkiye'nin kredi kartı kullanım oranıyla en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer alıyor. Kredi kartı kullanımının bu kadar artmasının nedeni, insanların sınırsız tüketim ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarıyla karşılamaya çalışması ve azda olsa nakit ihtiyacını karşılamaya imkân sağlaması şeklinde açıklayabiliriz.
Kredi Kartları nakit para dışında en büyük ödeme aracı. Kredi kartlarının piyasadaki kullanımı, teknolojik gelişmelerle birlikte gün geçtikçe artıyor. Kredi kartlarıyla ilgili vatandaşlar artık bilinçli. Bilinçli kullanılırsa kredi kartları hayatı kolaylaştırıyor. Artık vatandaşlarımız ve işletmelerimiz kredi kartı kullanmanın kurallarını daha iyi biliyor. Herkes aylık gelirini aşmamak ve ödemelerde zor duruma düşmemek kaydıyla kredi kartı kullanabilir. Kredi kartları doğru kullanıldığı takdirde, tüketiciler için büyük avantaj sağlıyor. Kredi kartları sahip olduğu özelliklerle tüketiciye olduğu kadar satıcıya da kolaylık sağlıyor. Bankaların da kredi kartı verirken kartın limitini ödeme gücüne göre tayin etmeleri gerekiyor. Tabi zamanında ödenmeyen miktar için temerrüt faizleri de önemli.
Kredi Kartının Tüketici için avantajları
Dünyanın her yerinde kullanma imkânı,
Nakit taşıma riskini azaltması ve kullanımda pratiklik sağlaması, kart kullanımı nakitte göre daha güvenli olması,
Çocuklar için çıkartılan ek kartların nereye harcandığına dair takip imkânı sağlaması,
Tüketiciler harcamalarını kontrol etme imkânı,  her şeyin kayıt altında olması ve nerede ne kadar harcandığının bilinmesi, 
Taksit imkânı, tüketici aylık gelirinin tümünü tek bir mala ayırmak zorunda kalmaması, ödemelerini zamana yaymaları imkânı,
Gelecekteki satın alma gücünü bu günden kullanma imkânı,
Taksitli ve tek çekimdeki fiyat avantajını değerlendirme imkânı,
Kampanyalı taksitte vade farkı ödenmemesi,
Taksit ve faiz uygulanmadan aylar sonra başlayan ödeme seçenekleri sunulması,
Harcamayı kolaylaştırdığı için gelir-gider dengesinin daha kolay yapılması,
İnsanlara belli bir finansman imkânı, zor durumda kalındığında nakit çekme imkânı,
Doğalgaz, elektrik, telefon gibi faturaların hepsini kredi kartı ile ödeme imkânı, 
Vergi borçlarını taksitlendirme imkânı,
Trafik cezalarını internetten indirimli ödeme imkânı,
Puan kazanma ve çeşitli promosyonlardan yararlanma imkânı,
İnternetten güvenli alış veriş yapma ve ödeme imkânı,
Chip&PIN uygulaması yani dört haneli bir şifrenin girimi ile tüm alışverişin rahatça ve güvenli yapılmasının sağlaması,
Düzenli ödeme yaptığında 30 günlük harcamanın faizsiz finanse edilebilmesi,
Üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkânı sunulması,
Kredi kartı borcunu faize girmemek için zamanında kapatılması,
Zor durumda kalındığında asgari tutarı ödeme imkânı,
Kredi KartınınTüketici için dezavantajları
Kredi kartıyla alışverişin normal harcamaları şişirmesi, Kredi kartı kullanımı yoluyla yapılan alışverişlerde daha fazla satın alma eğilimi oluşması,
Kredi kartlarının düzensiz harcamaya neden olması,
Uygulanan taksitin harcamaları artırması,
Lüks tüketim malları alımını artırması,
İşini kaybedenin geri ödemede sorun yaşayarak kendileri için ciddi bir ekonomik tehlike oluşturması,
Kredi kartı faiz oranlarının çok yüksek olması,
Zamanında ödeyemediği miktar için faiz ödemesi,
Yıllık Kredi Kartı üyelik ücreti ödenmesi,
Kredi Kartının Şirket veya Satıcılar için avantajları
Kayıt altına alınma nedeniyle her şeyden önde dürüst esnaflığı sağlaması,
Elektronik ticarete (e-ticarete)imkân tanıması,
Satış sonrası alacağının garanti altına alınması, arada bankanın olması Şirketleri daha da rahatlatması,
Satışların en az %25 artması, iş hacminin genişlemesi, büyümeye katkı sağlaması,
Aylık satışların dağılımının daha dengeli olması,
Bankaların satıcılara aylık satış dağılımı konusunda bilgi vermesi neticesinde ileriye dönük planlamaları kolaylaştırması,
Güncel bir veri tabanı elde etmesini imkân sağlaması,
Yalnız, birkaç şirketle veya banka ile ortak kampanya yapma imkânının olması,
Kredi kartları ile yapılan farklı indirim kampanyalarının satışı artırıcı yönde etki yapması,
Kredi kartları tarafından yapılan puan, taksit ve kampanya uygulamaları hem kredi kartlarının cirosuna hem de kampanyaya katılan firmalara artı ciro ve büyüme imkânı sağlaması,
Şirketlerin ve satıcıların da nakit akışını planlamasına imkân tanıması,
Kredi kartının bir malın satışını kolaylaştırdığı gibi çek - senet riskini de ortadan kaldırması,
Geri ödeme yani tahsilat sorununu ortadan kaldırması,
Banka kartları ile yapılan ödemelerin naylon fatura suçlamalarından kurtulmaya ve KDV indiriminin kabulüne delil olması,
Firmaların markalaşma süreçlerine katkı sağlaması,
Kurumsal kredi kartlarını personeline vererek suiistimali önleme imkânı,
Kurumlar için iç kontrol mekanizmasının gelişmesini sağlaması,
Kurumsal kredi kartları çek ve senet yerine de kullanılabilmesi,
Kredi Kartının Devlet için avantajları
Alışveriş kredi kartıyla yapılınca karşı tarafın mecburen fatura düzenlemesi sonucu kredi kartlarının ekonomiyi kayıt altına almasıyla hem devletin hem de sektörlerin büyümesine katkı sağlaması, 
Bankaların sistemleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminin entegre edilmesi neticesinde oto kontrolün sağlanması,
Kredi kartı harcamalarının vergi denetiminin daha kolay ve verimli yapılmasını sağlaması,
Kredi kartıyla vergi tahsilatı uygulamasıyla, Vergi gelirlerinde artış sağlaması,
Satışların artmasıyla ekonominin canlanması, üretimde ve istihdam da olumlu etkisi,
Kartla satışın faturası kesildiği için KDV satıcının değil, devletin hazinesine girmesi,
Fiyatlar üzerinde de istikrarı sağlayıcı bir etkisi olması,
Ekonomiye şeffaflık getirmesi,
Küresel ekonomiye olan entegrasyon sağlaması,
Finansal altyapının gelişmesini de katkı sağlaması,
Ülkedeki mevduat miktarının artmasında katkı sağlaması,
Kayıt altına alınan harcamalarla devletin vergi gelirlerinin yükselmesi,
Kredi kartı kullanımının dolaşımdaki para miktarı azaltması, elden ele dolaşan paranın kullanımının azalması ve yenileme maliyetinin en aza indirilmesi,
Hırsızlık, gasp gibi polisiye olayların azalması, 
Bu yazı habergzt.com'da yayımlanmış olup  6653 defa okunmuştur .

3 Ağustos 2015 Pazartesi

PARASI OLANA 2. EMEKLİLİK İMKÂNI


Yıllık Gelir Sigortaları Yönetmeliği 1.Nisan 2015 tarihinde yayımlandı, 1 Ekim 2015 tarihinde yürürlükte…



Emekli aylıklarına sadece enflasyon kadar artış sağlandığından ve milli gelir artışından emekli  pay alamadığından emekli aylıkları sürekli kayba uğramaktadır. Bu nedenle, kişilerin yaşlılık dönemlerinde yoksulluğa düşmeleri, başka birisinin ekonomik desteğine ihtiyacı kalmadan hayatlarını sürdürebilmeleri, uzun yıllar çalışmaları karşılığında insan onuruna yakışır bir biçimde hayatlarına devam edebilmelerine mevcut emeklilik sistemi ve bu sisteme göre bağlanan aylıkla imkân bulunmadığından tamamlayıcı emeklilik sistemi geliştirilmiştir.
Kişilerin bireysel emeklilik sisteminden ve diğer kaynaklardan sağladığı birikimleri karşılığında ömür boyu veya belirli bir süre için düzenli irat ödemesi yapmayı öngören yıllık gelir sigortalarına ilişkin faaliyetlerin düzenlenmesi, denetlenmesi ve gözetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla  “Yıllık Gelir Sigortaları Yönetmeliği”  1 Nisan 2015 tarih29313 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Yönetmelik 1 Ekim 2015 tarihinde yürürlüğe girecek dolayısıyla bu tarihten itibaren toplu parası olanlara 2. emekli maaşıyla da hiç sosyal güvenliği olmayanlara emekli aylığı alma imkânı getirilmiştir. Benim emekli aylığım var hanımımın yok onunda emekli aylığı olsun diye düşünebilir, onun adına toplu para yatırıp aylık almasını sağlayabilirsiniz. Ya da emekli aylığım az 2. bir aylıkta iyi olur diyenlere imkân getirilmiştir.
 “Yıllık Gelir Sigortaları Yönetmeliği” 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.
Yönetmeliğin hayati önem taşıyan, 13. Ve 14. Maddeleri;
“Elli altı yaş ve üzeri kişilere sunulabilecek ürünler
MADDE 13 – (1) Türk Lirası cinsinden tek prim karşılığında, ömür boyu irat ödeyen ürünler sunulur.
(2) İrat ödemeleri hemen başlayabilir veya en fazla beş yıl ertelenebilir.
(3) İrat tutarı başlangıçta; ölüm düzeyi tablosu, teknik faiz oranı ve ürünün diğer özelliklerine göre hesaplanır ve her takvim yılı başında en az TÜFE oranında arttırılır.
(4) İrat ödeme süresince ve/veya irat ödemelerinin belirli bir süre ertelendiği ürünlerde erteleme dönemi içerisinde sigortalının vefatı halinde lehtara vefat tazminatının ödendiği ya da süreli veya ömür boyu irat bağlandığı ürünler sunulur ve sigorta ettirenin isteğine bağlı olarak söz konusu teminatları içeren sözleşmeler akdedilebilir.
Elli altı yaşın altındaki kişilere sunulabilecek ürünler
MADDE 14 – (1) Türk Lirası veya yabancı para birimi cinsinden tek ya da taksitli prim ödemeleri karşılığında; hemen veya belirli bir süre sonra başlayan, belirli tutarlarda veya TÜFE dahil bir varlık ya da varlık grubuna endeksli olarak ömür boyu veya belirli bir süre için irat ödeyen, isteğe bağlı olarak sigortalının vefatı halinde lehtara; vefat tazminatının ödendiği ya da süreli veya ömür boyu irat bağlandığı ürünler sunulabilir.
(2) İrat tutarı başlangıçta; ölüm düzeyi tablosu, teknik faiz oranı ve ürünün diğer özelliklerine göre hesaplanır. Müteakip dönemlerdeki irat tutarı ise, ürün kapsamında taahhüt edilmişse dağıtılacak kâr payları ve diğer unsurlar dikkate alınarak hesaplanır.



Bu yazı habergzt.com.'da yayımlanmış olup  6796 defa okunmuştur .

29 Temmuz 2015 Çarşamba

EMEKLİLERİN TALEPLERİ SİYASİLERİN VAATLERİ İLE NE DERECEDE ÖRTÜŞÜYOR

Emeklilerin ağırlaşan piyasa şartları ve uygulamada ki farklılıklar sebebiyle haklı olarak talepleri var…

Sosyal Devlet; Ekonomik, sosyal, kültürel bakımdan, vatandaşın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan tedbirleri alan, sosyal barış ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayata müdahaleyi gerekli gören devlettir. Görüleceği üzere Sosyal devlet,  insana yakışır asgari bir hayat düzeyi sağlamaya yönelik tedbirleri almakla mükelleftir.
Tüm devletler imkânları ölçüsünde emeklilerine kaynak ayırıyor. Türkiye için Anayasasının 65 maddesi de “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlardaki Anayasayla belirlenmiş görevlerini,  bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir” diyerek sınırlama getirmiştir. Kaynak dağılımı siyasi tercih olup, ülkemizde emeklilere bütçeden ayrılan kaynak maalesef yetersiz görülüyor ve bu nedenle de emekliler günümüz ekonomik koşullarında yaşam savaşı veriyor. 
Her insan çalışma hayatının sonucunda rahat bir emeklilik ister,  bunun için çabalar durur. Şu ana kadar ülkemizde emekli olanlar için rahat emeklilik hayalden öteye gitmemiş, tam tersi bir durum realitede karşımıza çıkmıştır. Maalesef çalışırken hiçbir kimse emekli sorunlarına eğilmemekte, umursamamakta ya da destek vermemekte, sanki kendisi hiç emekli olmayacak gibi davranmakta, ancak emekli olunca kendisini de bu cenderenin içinde bulup gerçeklerle yüz yüze kalmaktadır. Tüm çalışanlar bir gün emekli olacaklarını unutmamalıdır. Emeklilerin feryadına SEÇİM DÖNEMLERİNDE siyasiler azda olsa yetişmektedir. Emeklilerin ağırlaşan piyasa şartları ve uygulamada ki farklılıklar sebebiyle haklı olarak talepleri var. Nitekim 7 Haziran Genel Seçimlerde tüm siyasi partiler emeklilerin taleplerine karşılık vaatlerde bulunmuşlar, adeta bu seçimlerde farklı olarak emekli sorunlarına odaklanmışlardır.
Bu çerçevede,
Emeklilerin Belli Başlı Talepleri;
·       2000 yılı ve sonrasında emekli olanların intibak sorununun çözülmesi,
·       Emeklilerin, çalışanlar gibi banka promosyonu alması,
·        Enflasyona endeksli zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin, memur emeklileri gibi toplu sözleşmeyle zamlarının belirlenmesi,
·        Emeklilere de aile yardımı yapılması,
·        Çalışan emeklilerden Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesintisinin kaldırılması,
·        Emeklilerin sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması,
·        Kiracı olan emeklilere kira öder gibi ev sahibi olma imkânı sunulması,
·        Doğalgaz, su ve elektriğin indirimli kullanımının sağlanması,
·        Emeklilere toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanma imkânının getirilmesi,
·        Prim günü eksiği nedeniyle emekli olamayanlara borçlanma imkânı verilmesi,
olarak özetlenebilir.
Siyasi Partilerin Belli Başlı Vaatleri İse;
AKP’nin Vaatleri
·        Emekliler enflasyona ezdirilmedi, ezdirilmeyecek,
·        Maaşı 1000 liranın altında kalan emekliye 100 lira zam, 1000-1100 lira arasında olanınki 1100 liraya tamamlanacak, (seçimden önce yasalaştı yürürlüğe girdi)
·        SGDP’nin %15 den % 10’a indirilmesi, (seçimden önce yasalaştı yürürlüğe girdi)
·        Seçimden sonra emekli aylıklarında yeniden düzenleme yapılacağı son anda açıklandı (bir ayarlama yapılacak),
·        100 TL seyyanen zam alamayan emeklilere de 100 TL’nin verilmesi gündem de (ortalama bir maaş ikramiyeye denk geliyor deniyor),
·        Evi olmayan emeklilere ucuz konut sağlanacak, (bu konuda çalışmalar yapılıyor)
·        Promosyonla ilgili çalışma, (bankalarla görüşmeler sürüyor)
·        Emeklilere destek artırılacak (somut olarak destek konusunda ne yapılacağı açıklanmadı),
CHP’nin Vaatleri
·        En düşük emekli maaşı da 1500 TL olacak,
·        Emeklilere, her iki dini bayramda, birer maaş ikramiye verilecek,
Emekli maaşları ile çalışan maaşları arasındaki "uçurum" kapanacak,
·        Emekli maaşları, gıda fiyat artışına ve refah payı artışına bağlı olarak yükselecek,
·        Bakıma muhtaç emekliler ve yakınlarının sağlık, barınma ve beslenme ihtiyaçları karşılanacak,
·        Bankalar emeklilere, kamu çalışanları ile aynı oranda promosyon ödeyecek.
·        Emeklilere uygun fiyatla gezi ve tatil olanağı sağlanacak,
·        Emekliler arasındaki eşitsizliği giderecek adil bir intibak yasası çıkarılacak,
·        Emeklilikte yaşa takılanların sorunları çözülecek,
·        Emekliden alınan muayene ve katılım payı kalkacak,
·        Çalışan emeklilerden kesilen sosyal güvenlik destek primi kalkacak. 
MHP’nin Vaatleri
·        Mart ve Eylül aylarında bin 400'er lira olmak üzere yılda iki kez asgari ücret tutarında Emekli Destek Ödeneği hakkı tanınacak,
·        Emekli aylıklarında sosyal güvenlik destek primi kesilmeyecek,
·        En üst seviyeden emekli olanlara az, en alt seviyeden emekli olanlara yüksek zam yapılacak. 
·        Emeklilerin banka promosyonu alabilmelerinin önünü açılacak,
·        Sağlık hizmetinden alınan ek ücret ve katılım payı uygulamasına son verilecek,
·        Emekliler enflasyona ezdirilmeyecek, emekli aylığı zammı tüketim kalıplarına göre özel bir endeksle belirlenecek,
·        Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilecek,
·        Emekli aylığı hesabındaki refah payı çoğaltılacak,
·        Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılanların mağduriyeti mutlaka giderilecek,
HDP’nin Vaatleri
·        Asgari ücretin neti 1800 liraya çıkarılacak, en düşük emekli maaşı da 1800 lira olacak,
·        Gelir endeksi tüm emekliler için de oluşturulacak ve endekse göre bir maaş düzenlemesi yapılacak,
·        Ev kadınları sosyal güvenlik sistemine alınıp, emeklilik hakkı getirilecek,
·       Emeklilerden hastane katkı payı alınmayacak.
Bu tespitlerden yola çıkarak emeklilerin talepleri siyasilerin bu vaatleri ile ne derecede örtüşüyor bunun muhasebesini yapıp tavsiyelerimizle birlikte kanaatimizi açıklayacak olursak;
Emeklilerin uzun yıllardır dile getirdikleri ve kamuoyu oluşturmaya çalıştıkları belli başlı konularda yukarıda açıkladığımız taleplerini sıraladılar. Bu taleplerine karşılık tüm siyasi partiler seçimlerden önce emekliler için çeşitli vaatlerde bulundular. Tabi ki bu vaatler emeklilerin taleplerinden yola çıkarak oluştu. Hala da gündemdeki yerini önemli ölçüde koruyor. Ve hemen hemen tüm siyasi partiler emeklilerin sorunlarını biliyor ve çözüm üretilmesi için getirilecek tekliflere karşı çıkmayacakları düşünülüyor.
2000 öncesi emeklilere 2013 yılında yapılan intibak düzenlemesi maalesef çözüm olmadı, sorunu katladı ve emekliler arasında dengesizliğe yol açtı. Bunun düzeltilmesi için 2000 sonrası emekliler mahkemeye gitti. Bu hususta iki dava açıldı. Aleyhte sonuçlanan davalar temyize gitti. Bu konuda Yargıtay’dan çıkacak kararlar merak konusu. Anayasa ya aykırı olduğu bilirkişi raporuyla da sabit olan intibakla ilgili yasa maddesinin iptali için konu Anayasa Mahkemesine taşınabilir. Ya da Siyasi Partiler bu konuda yeni bir düzenleme yapabilir, bu takdirde Mahkeme sonuçlarının beklenmesine gerek kalmadan adil bir düzenleme siyasilerce yapılmış olur.
1000 TL’nin altında emeklilere yapılan 100 TL seyyanen zamda maalesef emekliler arasında huzursuzluğa yol açtı. Fazla prim ödeyenler cezalandırılmış gibi oldu. İktidar kanadının bunun farkına varması ve seçimden sonra kapsamının tüm emeklilere yayılacağını ima eden açıklamalar yapması adalet yönünde atılmış bir adım olacak.
Muhalefet Partilerinin 2 maaş ikramiye vaadi emeklilerin kafasında yer edindi. İktidarda 100 TL seyyanen yapılan zammın emeklilerin maaşına yıllık 1200 TL ilave gelir etkisiyle ortalama emekli aylığına göre bir maaş ikramiye gibi olduğunu, zaten kendilerinin emekliye bu yolla ikramiye verdiklerini dillendirdi. Ancak tüm emeklileri kapsamadığı unutuldu ki sonradan tüm emeklilerin kapsama alınacağı belirtildi. Bu konuda orta yol olarak emeklilere bir maaş devletten ikramiye, bir maaşta bankalardan anlaşılıp promosyon verilerek bu iki sorun birlikte çözülebilir. Tabi ki bu siyasilere kalmış bir husus, 2 maaş üzerinde anlaşırlarsa emekli için çok iyi olur. Yaklaşan Kurban bayramında emeklinin ikramiyeye çok ihtiyacı var.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olarak tek çatı altında kurumsal birleşme sağlanandı. Diğer taraftan Emekli Sandığı, SSK ve BAĞKUR’un tek prim ödeme sistemi ne göre yeniden yapılandırılarak tüm emeklilik sistemlerinin birleştirilip, farklılıklar giderilmeli ve nihai hedef olan tek emeklilik sistemine geçilmelidir. Bu konuda acele etmeden dünyadaki örnekleri incelenip bir kerede doğru olan yasal düzenleme yapılmalıdır.
Emeklilere yalnız “enflasyon oranında zam” yapmak adil olmadığı gibi  “sürekli seyyanen zam” yapmak da prim sistemi içinde pek adil gözükmüyor. Çok prim ödemenin anlamı kalmıyor. Seyyanen zammın süreklilik arz etmeden ara sıra dengeleme için kullanılması gerekiyor.
Ülkenin kalkınmasından da emeklinin pay alması, emekliye “refah payı” verilmesi ayrıca çalışırken ailesi olanın emekliyken ailesinin yok olmadığı gerçeğinden hareketle aile yardımından emeklilerinde faydalandırılması gerekir.
Yaşamlarının genç, dinç ve sağlıklı bölümünü çalışarak geçirdikleri ve primlerini ödedikleri nihayetinde emekli oldukları göz önüne alınarak, yaşlılık-emekli dönemindeki yaşamında eşi ve kendisinin sağlıkla ilgili muayene ve ilaç kesintilerin kaldırılması sosyal devlet anlayışının bir gereği olacaktır.
Çalışan emeklilerden kesilen SGDP, özel iş yapan yani ticarethane işleten ve adam çalıştıran emeklilerden tamamen kaldırılmalı, bu konuda yasal düzenleme yapılmalıdır.
Emeklilikte yaşa takılanlar için bir formül üretilmeli, örneğin; belirlenecek matematiksel formüle bağlı olarak isteğe bağlı düşük maaş ödenmesi ile erken maaş bağlanması sağlanabilmelidir.
Emeklinin ekonomik koşulları düzelmeden, emekliye ucuz tatilde hayal. O sebeple en son yapılacak iş tatil meselesi gözüküyor. Ancak evi olmayan emekliye TOKİ’den ucuz konut için kontenjan ayrılması iyi bir uygulama, bunun daha da geliştirilmesi ile kirada emekli kalmaması hedeflenmelidir.
Elektrik, su, doğalgaz ve toplu ulaşım araçlarına ilişkin harcamalarından, en azından emekliden vergi alınmamalı, bu konuda düzenleme yapılmalıdır.
Son söz olarak; tüm siyasi partilerin emekli sorunları için belirlenen bu konulara fazla itiraz etmeyecekleri, ortak bir noktada buluşacakları ve çözüm üreteceklerini düşünüyoruz. 
 Bu yazı habergz.com'da yayımlanmış olup 6685 defa okunmuştur .

20 Temmuz 2015 Pazartesi

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ KONUSUNDA BİLMEMİZ GEREKENLER


Bireysel Emeklilik Sisteminde olanlar veya girmek isteyenler işte sistemle ilgili bilmeniz gerekenler…

Bireysel Emeklilik Sisteminde olanlar veya girmek isteyenler bu konuda çıkartılan Yönetmelik ve yapılan değişiklikler bakın sizlere ne tür hak ve vecibeler getiriyor. Bunları sizler için özetledik.
Sistem; Bireysel emeklilik sistemi, mevcut kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak kurulmuştur. Temel amacı, bireylerin çalışma yaşamları boyunca yaptıkları düzenli tasarrufların yatırıma yönlendirilmesini sağlayarak, oluşacak birikimlerle, tasarruf yaptıkları dönemde sahip oldukları refah seviyesinin emeklilik döneminde de devam etmesini sağlamaktır. Sistem gönüllü katılım esasına dayanmaktadır.
Kanun; Kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak,  bireylerin emekliliğe yönelik tasarruflarının yatırıma yönlendirilmesi ile emeklilik döneminde ek bir gelir sağlanarak refah düzeylerinin yükseltilmesi, ekonomiye uzun vadeli kaynak yaratarak istihdamın artırılması ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulmasını teminen, gönüllü katılıma dayalı ve belirlenmiş katkı esasına göre oluşturulan bireysel emeklilik sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla 7.4.2001 tarih ve 24366 sayılı RG de yayımlanan 4632 sayılı “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu” yürürlüğe girmiştir.2007 de 5684 ve 2008 de 5728 sayılı Kanunlarla değişiklik yapılmış, Anayasa Mahkemesinin 2008/17 ve 2010/44 sayılı kararı gereği  8. Maddesi 2011 yılında iptal edilmiş, 2012 de 6327 ve 2013 de 6456 sayılı kanunlarla değişiklik yapılmıştır.
Yönetmelik; Kişilerin bireysel emeklilik sistemine girmesine, emeklilik sözleşmesinin düzenlenmesinden sona ermesine kadar geçen süreçte emeklilik sözleşmesine taraf olanların hak ve yükümlülüklerine ve bireysel emeklilik sisteminin işleyişine ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 9 Kasım 2012 tarih ve  28462 sayılı  Resmî Gazete yayımlanan “ Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik ” çıkartılmış ve 25 Mayıs 2015  tarih ve 29366 sayılı Resmî Gazete yayımlan “Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’le bazı maddelerinde değişiklikler yapılmış olup  değişikliğe ilişkin bu Yönetmelik 1.1.2016 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Tarafların bu Yönetmelik kapsamdaki diğer hak ve yükümlülüklerini düzenleyen “Emeklilik Sözleşmesi” yapmaları neticesinde karşılıklı menfaatler korunmuş olacaktır.
Bireysel Emeklilik Yönetmeliği ile uygulamaya ilişkin getirilenler özetlenir ise;
· Bireysel emeklilik sistemine girmek isteyenlere, sisteme girme kararını etkileyebilecek hususlar hakkında Şirketler dürüstlük ilkeleri çerçevesinde bilgi verecek, kişinin emekliliğe yönelik beklentilerine, gelir düzeyine ve yaşına uygun bir emeklilik planı teklifi sunacak,
· Emeklilik sözleşmesi, karşı karşıya gelinmeksizin şirketin İnternet sitesi veya çağrı merkezi yahut şirketçe yetkilendirilen çağrı merkezi aracılığıyla düzenlenebilecek,
· Katılımcı, teklif formunun imzalanmasını veya teklifin onaylanmasını müteakip altmış gün içinde cayma hakkına sahip olacak,
· Sisteme giriş tarihi açısından en eski tarihli sözleşme dikkate alınarak belirlenecek,
· Şirket, emeklilik sözleşmesini, on iş günü içinde katılımcının adresine gönderecek,
· Emeklilik planı, bireysel emeklilik planı veya grup emeklilik planı olarak düzenlenebilecek,
· Bireysel emeklilik hesabındaki birikimin ve ödenen katkı paylarının fonlar arasındaki dağılım oranları veya tutarları, bir yılda azami altı kez değiştirilebilecek,
· Emeklilik planı bir yılda azami dört kez değiştirilebilecek,
· Akdedilmiş bir emeklilik sözleşmesi kapsamındaki birikimin başka bir şirkete aktarılabilmesi için sözleşmenin, yürürlük tarihinden itibaren en az iki yıl süreyle şirkette kalması gerekecek,
· Sistemden ayrılma ve emeklilik hakkı hariç diğer hakların katılımcı ad ve hesabına katkı payı ödeyen kişiler tarafından kullanılması kararlaştırılabilecek,
· Emeklilik sözleşmesi süresi içinde katkı payı tutarı ve ödeme dönemi değiştirilebilecek,
· Emeklilik sözleşmesi süresi içinde katkı payı ödenmesine ara verilebilecek,
· Emeklilik sözleşmesini emekliliğe hak kazanmadan sona erdirmesi halinde katılımcı, sona erdirilen sözleşme bakımından bireysel emeklilik sistemine giriş tarihinden kaynaklanan süreye ilişkin haklarını kaybedecek,
· Katılımcının maluliyet hali nedeniyle sistemden ayrılma talebinde bulunabilecek,
· Katılımcının vefat etmesi halinde birikimleri ve varsa hak kazanılan devlet katkısı ve getirileri, belirtilen lehdarlara veya kanunî mirasçılarına ödenecek,
· Katılımcı, bireysel emeklilik sistemine giriş tarihinden itibaren en az on yıl sistemde bulunmak koşuluyla 56 yaşını tamamladıktan sonra emekliliğe hak kazanacak, Katılımcı isterse, emeklilik hakkını ileri bir tarihte kullanabilecek,
· Emekliliğe hak kazanan ve bireysel emeklilik hesabındaki birikimini almak isteyen katılımcı, toplu para, programlı geri ödeme ya da yıllık gelir sigortası seçeneklerinden birini seçebilecek,
· Birikimini ve devlet katkısı hesabındaki tutarları programlı geri ödeme yoluyla almak isteyebilecek,
· Hazırlanacak bir program çerçevesinde hesabından kendisine aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık dönemlerde düzenli ödeme yapılmasını talep edebilecek,
· Katılımcının hesabında kalan tutarın tamamını istediği anda alma hakkına sahip olacak,
· Birden fazla emeklilik sözleşmesi bulunan katılımcı, hesapları ile birleştirmek suretiyle emeklilik hakkını kullanabilecek,
· Bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı payları ile katılımcının birikimi üzerinden yönetim gider kesintisi alınabilecek,
· Fona ilişkin giderlerin karşılanması için fondan gider kesintisi yapılabilecek,
· Giriş aidatı, yönetim gider kesintileri, fon toplam gider kesintileri ve bunların uygulanma şekli teklif formunda ve emeklilik sözleşmesinde açıkça belirtilecektir.
Devlet Katkısı; 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi ile 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik” ve 7/6/2013 tarihli ve 28670 sayılı “Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik” ile Bireysel emeklilik sisteminde devlet katkısı uygulaması teşvik için hayata geçirildi. Yönetmelik ve yapılan değişiklikler neler getiriyor özetlenir ise;
· Eski sistemdeki vergi avantajı uygulamasında, bu avantajdan sağlanan  tutar katılımcıya geri dönüyordu. Yeni düzenlemede devlet katkısı da katılımcıların hesaplarına yatırılacak, böylece daha fazla tutar tasarrufa yönlendirilecek,
· Ayrıca devlet katkısı ve getirileri haczedilemeyecek,  rehin edilemeyecek veya iflas masasına dahil edilemeyecek,
· Yeni uygulama kapsamında, devlet katkısının oranı %25'olacak,
· Bir katılımcıya bir takvim yılında ödenebilecek devlet katkısı, yıllık brüt asgari ücretin %25'i ile sınırlı olacak,
· Bireysel emeklilik hesabınıza ödeme yaptığınız zaman, bu ödeme ile ilgili bilgi Emeklilik Gözetim Merkezi’ne (EGM) bildirilecek, EGM de bu bilgiyi ilgili kamu kuruluşuna iletecek,  İlgili kamu kuruluşu ise devlet katkısını alt hesabınıza yatıracak,  Devlet katkıları da yatırıma yönlendirilerek bu tutarlar üzerinden de ekstra gelir elde etmeniz sağlanacak,
· Devlet katkısı için hak ediş süreleri bulunuyor. İlk üç yıl içinde sistemden çıkılması durumunda alınamayacak,  Üçüncü yılın sonunda katılımcı devlet katkısının %15'ini, altıncı yılın sonunda %35'ini, onuncu yılın sonunda %60'ını, emekliliğe hak kazandığında ise tamamını alabilecek,
· Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sisteme girmiş olan katılımcılar için, devlet katkısına hak kazanma süreleri kapsamında ek bir avantaj sağlanmış olup, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren üç yıl sistemde kalmak koşuluyla bir defaya mahsus olmak üzere; Sistemde 3 yıldan fazla, 6 yıldan az bulunan katılımcılara 1 yıl, Sistemde  6 yıldan fazla, 10 yıldan az bulunan katılımcılara 2 yıl, Sistemde 10 yıldan fazla bulunan katılımcılara 3 yıl süre eklenecek,
·  10 yıldan önce sistemden çıkmanız durumunda getiri üzerinden %15, 10 yıl süreyle sistemde kalıp 56 yaşını doldurmadan sistemden çıkmanız durumunda getiri üzerinden %10, Emeklilik, vefat veya maluliyet sonucu sistemden çıkmanız durumunda getiri üzerinden %5 stopaja tabi olacak,
·  Sistem uzun yıllar hizmet vermeyi amaçladığı için 10 yıldan önce çıkış yapılması halinde, katılımcının bireysel emeklilik planına bağlı olarak kesinti uygulanabilecek,
·  Emeklilik sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren onuncu yılını dolduranlardan, vefat veya maluliyet nedeniyle yahut emeklilik hakkını kullanarak ayrılanlardan ertelenmiş şekildeki giriş aidatı tahsil edilmeyecek,
·  Katılımcıların sahip oldukları pay adedi Takasbank nezdinde katılımcı bazında ve katılımcıların erişebileceği şekilde izlenebilecektir.
Bu yazı  habergzt.com.'da yayımlanmış olup 6709 defa okunmuştur .

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN PETROLE ETKİSİ

Her şeye rağmen yakın gelecekte petrol yakıtlı araçların pazar payının önemli bir kısmına elektrikli araç sektörü sahip olacak… İlk el...